Sermaye piyasalarında son dönemde
yaşanan dalgalanmalar, yatırım fonlarının tasfiye süreçlerini yeniden gündeme
taşıdı. SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli duyurusuyla birlikte, fahiş kazanç elde
eden yatırımcıların bu kazançlarını gönüllü olarak iade edebilmeleri için
yeni bir mekanizma devreye alındı.
Şeffaflık ve Sorumluluk Dönemi
6362 sayılı Sermaye Piyasası
Kanunu çerçevesinde, tasfiye kapsamına alınan fonlarda geçmiş dönemde yapılan
işlemlerden elde edilen aşırı kazançların iadesi artık mümkün. SPK, bu adımıyla
hem piyasa disiplinini güçlendirmeyi hem de yatırımcılar arasında adil
rekabet ortamını korumayı hedefliyor.
Birleşik Fon Bankası nezdinde
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) adına açılan “İsteğe Bağlı İade
Hesapları”, yatırımcıların kendi iradeleriyle kazançlarını ilgili fonlara
geri aktarabilmelerine olanak tanıyor. Bu tutarlar yalnızca tasfiye
malvarlığına dâhil edilerek, fonun katılma payı sahiplerine yapılacak
ödemelerde kullanılacak.
Borsada da Benzer Uygulama
SPK, sadece yatırım fonlarıyla
sınırlı kalmadı. Borsada işlem gören ortaklıkların pay alım satımı sonucu
oluşan fahiş kârların iadesi için de “Genel Hisse İade Hesabı” açıldı.
Bu hesap, piyasa aktörlerine etik bir tercih sunuyor: “Kazandım ama haksız
kazandım” diyenlerin, sistemin güvenilirliğine katkı yapma fırsatı.
Piyasa Etiği Yeniden
Tanımlanıyor
Bu çağrı, aslında bir
cezalandırma değil; bir vicdan muhasebesi daveti. SPK, yatırımcıları
sadece mevzuata değil, finansal ahlaka da davet ediyor. Sermaye piyasalarının
sürdürülebilirliği, yalnızca kârla değil, adil kazanç anlayışıyla
mümkün.
SPK’nın bu adımı, piyasalarda
güveni yeniden tesis etme yönünde önemli bir dönüm noktası. Artık
yatırımcıların önünde iki yol var: Kazancını korumak ya da adil paylaşımın bir
parçası olmak.
Kamuoyuna yapılan bu çağrı,
sadece bir duyuru değil; sermaye piyasalarının geleceğine dair bir etik
manifesto niteliğinde.
Bu çağrı, merhum Prof. Dr.
Necmettin Erbakan’ın “Adil Düzen” anlayışını hatırlatıyor. Erbakan Hocamız,
yıllar önce “faiz ve rant yerine üretim, adil paylaşım ve halkın refahı”
ilkesini ortaya koymuştu. Onun kurduğu “Havuz Sistemi”, kamu
kaynaklarını tek merkezde toplayarak haksız kazançların önüne geçmiş, devletin
mali disiplinini sağlamıştı.
Bugün SPK’nın attığı bu adım, o
vizyonun modern bir yansımasıdır: Adil düzenin ruhu, sadece siyasette değil,
ekonomide de hakkaniyetin tesisidir.