Avrupa Birliği Komisyonu'nun günlük basın toplantısında, Schengen bölgesinde uygulanmaya başlayan Giriş-Çıkış Sistemi'nin (EES) havalimanlarında uzun bekleme sürelerine neden olabileceğine ilişkin havacılık sektörünün dile getirdiği endişeler değerlendirildi.
AB Komisyonu İçişleri ve Göçten Sorumlu Sözcüsü Markus Lammert, EES'nin AB vatandaşı olmayan kişilerin giriş ve çıkışlarını dijital ortamda kayıt altına alan yeni sınır yönetim sistemi olduğunu belirtti. Lammert, sistem sayesinde bugüne kadar güvenlik riski taşıdığı değerlendirilen 1000'den fazla kişinin tespit edildiğini ifade etti.
Komisyonun sistemin yolcular üzerindeki etkilerini yakından izlediğini söyleyen Lammert, yaz sezonu öncesinde havacılık sektörü temsilcileriyle teknik toplantılar yapılacağını, AB Komisyonu Üyesi Magnus Brunner'in de ilgili ülkelerin bakanlarıyla temaslarını yoğunlaştırdığını aktardı.
Bazı havalimanlarında yaşanan aksaklıkların doğrudan EES'den değil, personel yetersizliği, altyapı eksiklikleri ve kapasite sorunları gibi yapısal nedenlerden kaynaklandığını belirten Lammert, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı'nın (Frontex) yoğun havalimanlarına personel desteği sağlamaya ve ön kayıt uygulamasının yaygınlaştırılmasına katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.
Lammert, ilk yaz sezonunda aşırı yoğunluk yaşanması durumunda ulusal makamların biyometrik veri kaydını geçici olarak askıya alabileceğini, ancak bunun sınır kontrollerinin durdurulacağı anlamına gelmediğini vurguladı. Güvenlik kontrollerinin her koşulda sürdürüleceğini belirten Lammert, Komisyonun EES'nin uygulanmasına ilişkin teknik ayrıntıları paylaşmak amacıyla ilerleyen günlerde ayrıca bir bilgilendirme toplantısı düzenleyeceğini bildirdi.
10 Nisan'da yürürlüğe giren EES sistemiyle birlikte pasaportlara manuel damga vurulması uygulaması sona ererken, AB vatandaşı olmayan yolcular için sınır kapılarında parmak izi verilmesi ve biyometrik fotoğraf çekilmesi zorunlu hale getirildi. Bu uygulama nedeniyle pasaport kontrol işlemlerinin daha uzun sürebileceği belirtiliyor.