DOLAR 48,08EURO 56,09STERLİN 65,66GRAM ALTIN 7.157,95BIST 14.501,49BTC 80.587
Konya Açık · 19,1°C
Şerife Bozoğlan Eker

Şerife Bozoğlan Eker

Meslek: Şair - Yazar - Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazılarını Gör

Kendinizi Harcamayın

Xin

Herkese iyi gelmeye çalışırken kendinize zarar vermeyin

Hayat, herkesi memnun etme yarışması değildir. İnsan bazen başkalarını kırmamak için kendini kırar. Bir gönül incinmesin diye kendi gönlünü susturur. Bir ilişki bitmesin diye kendi sınırlarından vazgeçer. Birileri üzülmesin diye kendi içindeki fırtınaları kimseye anlatmaz.

Sonra bir gün fark eder ki; herkesi taşımış, kendisi yük altında kalmıştır.

İşte tam burada durmak gerekir.

İyi insan olmak; herkese boyun eğmek değildir. Merhametli olmak; herkesin yükünü sırtlanmak değildir. Affetmek; aynı yaranın tekrar tekrar açılmasına izin vermek hiç değildir.

Kendinizi harcamayın.

İyi niyetinizin kullanılmasına, sabrınızın sınırınız sanılmasına, sessizliğinizin güçsüzlük olarak görülmesine alışmayın. Bazen “hayır” demek gerekir. Hem de hiç suçluluk duymadan…

Sizin de sınırlarınız var. Sizin de yorulduğunuz, kırıldığınız, incindiğiniz yerler var. Her zaman güçlü görünmek zorunda değilsiniz. Herkese yetişmek, herkesin derdini çözmek, herkesi memnun etmek sizin göreviniz değil.

Siz de insansınız.

Sizi yalnızca işi düştüğünde arayanlara, sevgisini yalnızca ihtiyaç duyduğunda hatırlayanlara, sizi kaybetmemek için değil, kendi yalnızlığını gidermek için hayatınızda bulunanlara dikkat edin.

Bir insanın size verdiği değeri, söylediği sözlerden çok size yaşattıkları gösterir.

Özür dilemek kolaydır; değişmek zordur. “Seviyorum.” demek kolaydır; sevdiğini davranışlarıyla göstermek emek ister. Bu yüzden her özrü değişim, her ilgiyi sevgi, her dönüşü pişmanlık sanmayın.

Kendi değerinizi başkalarının size ayırdığı zamana bağlamayın.

Birileri sizi aramadı diye değersiz değilsiniz. Birileri sizi seçmedi diye eksik değilsiniz. Birileri sizi anlamadı diye anlatmakta başarısız değilsiniz.

Bazı insanlar sizi anlamaya değil, kendilerine uydurmaya çalışır.

Buna da alışmayın.

Kendi hayatınızı sürekli başkalarının beklentilerine göre düzenlemeyin. İçiniz “hayır” derken yüzünüzde “peki” taşımayın. Sırf birini kaybetmemek için kendinizi kaybetmeyin.

Çünkü hayat, başkalarının gönlünü hoş etmek için tüketilecek kadar uzun değil.

Bazen uzaklaşmak, bazen bir kapıyı kapatmak, insanın kendine açtığı en güzel kapıdır. Bazen susmak değil, hakkını söylemek gerekir. Bazen affetmek değil, mesafe koymak gerekir.

Ve bazen insanın kendisine söylemesi gereken en önemli cümle şudur:

Ben de herkes kadar önemliyim.”

Bunu unutmayın.

Kendinize geç kalmayın.

Herkese verdiğiniz şefkatten birazını kendinize ayırın. Herkesi düşündüğünüz kadar kendinizi de düşünün. Herkesi koruduğunuz kadar kalbinizi de koruyun.

İnsan, başkalarına vere vere tükenebilir.

Ama tam da burada başka bir kapı vardır.

Yaradan’ın kapısı…

Siz herkese yetişemediğinizde, herkes sizi anlamadığında, içiniz daraldığında, yükünüz ağırlaştığında kendinizi çaresiz sanmayın.

Yaradan Rabbin seni bekliyor her daim.

O’na içinizi dökün. Rabbinizle dertleşin. Kimseye anlatamadığınız derdinizi O’na anlatın. Gecenin sessizliğinde, kalbinizin en kuytu yerinde, secdelerde O’na sığının.

Her şeyi kendi omuzlarınızda taşımak zorunda değilsiniz.

Rabbine sığın, derdini Ona havale et.

Çünkü insanın gücü sınırlıdır; Allah’ın kudreti sınırsızdır.

Sizin göremediğinizi O görür. Sizin bilemediğinizi O bilir. Sizin yetişemediğinize O yetişir. Bazen kapandığını sandığınız bir kapının ardında, bilmediğiniz başka bir rahmet vardır.

Öyleyse kendinizi tüketirken dünyaya değil, sınırsız gücün sahibine yaslanın.

Dua edin.

Sabredin.

Elinizden geleni yapın ve gerisini Rabbinize bırakın.

İyilik yapın ama kendinizi yok saymayın.
Sevin ama kendinizi kaybetmeyin.
Affedin ama aynı yaraya tekrar tekrar teslim olmayın.
Fedakârlık yapın ama kendinizi feda etmeyin.

Kendinizi heba etmek fedakârlık değil; zamanla kendinize yaptığınız haksızlıktır.

Bazen insanın en çok ihtiyacı olan şey, herkesi bırakıp kendine, iç ve Rabbine dönmesidir.

Bir kenara çekilin ve derin bir nefes alın.

Bugüne kadar yetişemedikleriniz için kendinizi suçlamayın. Herkesi kurtaramadınız diye kötü insan değilsiniz. Birilerini mutlu edemediniz diye başarısız değilsiniz. Her ilişkiyi sürdüremediniz diye vefasız değilsiniz.

Bırakın bazı insanlar sizi yanlış anlasın.
Bırakın bazı kapılar yüzünüze kapansın.
Bırakın bazı insanlar hayatınızdan çıksın.

Her giden kayıp değildir.

Bazı gidişler, insanın kendisine ve Rabbine dönüşüdür.

Ve artık kendinize şu izni verin:

Yorulmaya hakkınız var.
Hayır demeye hakkınız var.
Uzaklaşmaya hakkınız var.
Dinlenmeye hakkınız var.
Kendinizi seçmeye hakkınız var.

Kimseyi kaybetmemek için kendinizi kaybetmeyin.

Çünkü sizi koruyacak ilk insan yine sizsiniz; sizi gerçekten taşıyacak en büyük güç ise Rabbimizin sınırsız kudretidir.

Bugünden sonra başkalarının gönlünde yer açmak için kendi kalbinizi daraltmayın.

Kendinize iyi davranın.
Kendinizi eksiltmeyin.
Kendinizi ertelemeyin.
Kendinizi terk etmeyin.
Ve ne olursa olsun, Rabbinizden ümidinizi kesmeyin.

Unutmayın:

Dünyayı sırtınızda taşımak zorunda değilsiniz.
Herkese yetişmek zorunda değilsiniz.
Herkesi iyileştirmek zorunda değilsiniz.
Herkes tarafından sevilmek zorunda hiç değilsiniz.

Bazen en büyük cesaret, başkalarına “yeter” demek değil; kendinize artık kendimi üzmeyeceğim” diyebilmektir.

Öyleyse başınızı kaldırın.

Geçmişte kendinizi ne kadar ihmal etmiş olursanız olun, bugün kendiniz için yeni bir sayfa açabilirsiniz.

Hayatınızın geri kalanını, kendinizi tükettiğiniz için üzülerek değil; kendinizi yeniden bulduğunuz ve yaradana  daha sıkı sarıldığınız için huzurla yaşayın.

Çünkü siz, kendinizi feda ettiğinizde değil; kendinize sahip çıktığınızda ve sınırsız kudret sahibi Rabbine sığındığınızda gerçekten güçlenirsiniz.

Kendinizi harcamayın.
Kendinizi kaybetmeyin.
Kendinize geç kalmayın.
Rabbinden uzaklaşmayın.

Ve aklınızdan çıkarmayın:

Bu hayatta herkese bir iyilik borcunuz olabilir; ama kendinize ihanet etmek gibi bir borcunuz asla yok.

Yükünüz ağırsa Allah’a bırakın.
Kalbiniz kırılmışsa Rabbe açın.
Yolunuz karanlıksa yaratana sığının.
İnsanın gücünün bittiği yerde, Allah’ın rahmeti başlar.

Ve bazen huzur, sorunların bitmesi değil;
o sorunları taşıyan omuzların artık yalnız olmadığınızı bilmektir.