Kuru temizleme sektöründe yaygın olarak kullanılan trikloroetilen (TCE) adlı kimyasal çözücü ile Parkinson hastalığı arasındaki ilişkiye yönelik yeni bir araştırma yayımlandı.
npj Parkinson's Disease dergisinde yer alan çalışma, söz konusu kimyasalla ilgili riskin yalnızca doğrudan çalışanlarla sınırlı olmayabileceğini, kuru temizleme işletmelerinin yakınında yaşayan kişileri de kapsayabileceğini ortaya koydu.
Phoenix'teki Barrow Nöroloji Enstitüsü öncülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, 67 yaş ve üzerindeki 19 milyondan fazla kişinin sağlık verileri incelendi. Çalışma kapsamında yaklaşık 180 bin Parkinson vakası değerlendirildi.
150 metre ve yakınında oran yüzde 14 daha yüksek
Yaş, cinsiyet, gelir düzeyi ve diğer değişkenlerin dikkate alındığı analizlerde, bir kuru temizleme işletmesine 150 metre veya daha yakın mesafede yaşayan kişilerde Parkinson hastalığının görülme oranının genel olarak yüzde 14 daha yüksek olduğu belirlendi.
İşletmelerden 6 ila 8 kilometre uzaklıkta yaşayanlarla yapılan karşılaştırmada ise özellikle yürüme ve hareket güçlüğü yaşayan hasta grubunda bu oranın yüzde 23'e kadar yükseldiği tespit edildi.
Araştırmacılar, kuru temizlemede kullanılan kimyasalların buharlaşarak çevredeki binalara ve toprağa sızabilme ihtimaline dikkati çekti. Eskiyen altyapı ve yoğun yerleşim alanlarının söz konusu riski daha belirgin hale getirebileceği ifade edildi.
Kesin neden-sonuç ilişkisi kanıtlanmadı
Araştırma ekibi, elde edilen bulguların doğrudan ve kesin bir neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını ancak ortaya çıkan tablonun ülke genelinde tutarlı bir tehlikeye işaret ettiğini vurguladı.
Daha önce hava kirliliği, mikroplastikler ve golf sahalarında kullanılan tarım ilaçları gibi çevresel faktörlerin nörolojik hastalıklarla ilişkisini inceleyen uzmanlar, kuru temizleme işletmelerinden kaynaklanan kimyasal bulaşmanın da önemli bir halk sağlığı meselesi haline geldiğini belirtti.
Çalışmanın yazarları, bu tür çevresel maruziyetlerin belirlenmesinin, gelecekte hastalığın toplumsal yükünün azaltılması açısından çevre denetimleri ve hedefli sağlık taramalarının önemini artırdığını kaydetti.