Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6,2'sini oluşturan yerli halklar, iklim değişikliği, yoksulluk ve kültürel mirasın korunmasına yönelik tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. Dünya Yerli Halklar Günü ise bu toplulukların sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 1994 yılında ilan edilen Dünya Yerli Halklar Günü, yerli toplulukların ihtiyaçlarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl anılıyor.
BM Yerli Halkların Hakları Deklarasyonu'nda, yerli halkların diğer toplumlarla eşit haklara sahip olduğu vurgulanırken, bu toplulukların kültürel çeşitliliğinin insanlığın ortak mirasının önemli bir parçasını oluşturduğu ifade ediliyor.
BM'nin paylaştığı verilere göre, yaklaşık 90 ülkede yaşayan ve 5 bine yakın farklı kültürü temsil eden 476 milyondan fazla yerli, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6,2'sini oluşturuyor. Yerli halkların kimliğinin önemli unsurlarından biri olan diller ise kültürel mirasın ve yaşam biçimlerinin korunmasında kritik rol oynuyor.
Dünya genelinde konuşulan yaklaşık 7 bin dilin en az yüzde 40'ının çeşitli düzeylerde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu belirtilirken, ortalama her iki haftada bir yerli dilin tamamen ortadan kalktığı tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler, bu dillerin korunmasını desteklemek amacıyla 2022 yılında "Yerli Diller On Yılı" girişimini başlattı.
Öte yandan yerli halklar ekonomik açıdan da önemli zorluklarla mücadele ediyor. Verilere göre bu toplulukların yüzde 86'sı kayıt dışı ekonomide çalışıyor ve dünyanın geri kalanına kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek yoksulluk riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Yetersiz beslenme, sosyal güvence eksikliği ve sınırlı ekonomik kaynaklar da yerli halkların karşılaştığı temel sorunlar arasında yer alıyor.