Petrol piyasalarında fiyatlar, ABD ile İran arasında devam eden gerilime rağmen fiziki arzda beklenen ölçüde kayıp yaşanmamasının etkisiyle geriledi.
Dün 102 dolara kadar yükselen Brent petrolün vadeli varil fiyatı, günü 100,69 dolar seviyesinde tamamladı. Brent petrolün varil fiyatı bugün saat 09.35 itibarıyla önceki kapanışa göre yaklaşık yüzde 1 düşüşle 99,63 dolardan işlem gördü.
Aynı saatlerde Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 91,02 dolar seviyesinde alıcı buldu.
Fiyatlardaki gerilemede, ABD ile İran arasında yükselen tansiyona karşın piyasalarda beklenen büyüklükte fiziki arz kaybının oluşmaması etkili oluyor. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımına gidebileceğine ilişkin beklentilerin petrol talebini baskılayabileceği öngörüsü de fiyatlar üzerinde etkisini gösteriyor.
Brent petrol, ABD ile İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatını aksatabileceğine yönelik endişeler ve Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının ardından Babülmendep Boğazı'nda artan güvenlik riskleri nedeniyle dün mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı.
Küresel enerji arzı açısından kritik konumdaki Hürmüz Boğazı'nda yaşanan çatışma riskinin Kızıldeniz'e de yayılması, petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı. Buna karşın fiziki arzın güçlü seyrini sürdüreceğine yönelik beklentiler, fiyatlardaki yükselişin daha sınırlı kalmasında rol oynadı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'un son değerlendirmesinde de ham petrol piyasalarının bazı dengeleyici unsurlardan destek almaya devam ettiği belirtildi.
Başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez üreticilerinin önemli miktarda petrolü Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif güzergahları kullanarak küresel piyasalara ulaştırmayı sürdürdüğü, boğaz üzerinden de petrol sevkiyatının devam ettiği ifade edildi.
ABD, Brezilya, Venezuela ve Kazakistan başta olmak üzere diğer üreticilerin ihracatlarını artırmasının da Körfez kaynaklı arz kayıplarının bir bölümünün karşılanmasına katkı sağladığı belirtildi.
Talep tarafında ise Çin'in ham petrol ithalatını savaş öncesindeki seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 50 azaltmasının petrol piyasasının dengelenmesinde etkili olduğu kaydedildi.