DOLAR 48,08EURO 56,09STERLİN 65,66GRAM ALTIN 7.160,97BIST 14.501,49BTC 80.230
Konya Açık · 19,7°C
Güncel

Erdoğan’dan NATO mesajı: İttifak müttefiklerine güç katmalı

08.07.2026 19:50
Xin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin ittifaka askeri, stratejik ve savunma sanayii alanlarında güçlü katkılar sunduğunu söyledi.

Erdoğan, NATO’da dayanışmanın güçlendirilmesi, adil külfet paylaşımı yapılması ve savunma sanayii kısıtlamalarının kaldırılması gerektiğini vurguladı. ICERIK: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ittifak içindeki rolüne ve yeni güvenlik ortamında NATO’nun izlemesi gereken çizgiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin başarıyla tamamlandığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin askeri kapasitesi, savunma sanayii birikimi ve jeostratejik konumuyla NATO’nun en önemli üyeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, Türkiye’nin 22 yıl aradan sonra ikinci kez NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığını, Ankara’nın ise ilk kez bu düzeyde bir NATO toplantısına sahne olduğunu hatırlattı. Avrupa-Atlantik güvenliğinin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde yapılan zirvenin, ittifakın geleceği açısından önemli kararların ele alındığı bir platform olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, NATO içinde dayanışma ve adil külfet paylaşımı oldu. Cumhurbaşkanı, ittifakın yeni dönemde daha güçlü ve caydırıcı hale gelebilmesi için müttefiklerin birbirini tamamlayan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Avrupalı müttefiklerin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önemine işaret eden Erdoğan, askeri kabiliyetlerin güçlendirilmesinin NATO’nun caydırıcılığı açısından kritik olduğunu vurguladı. Türkiye’nin güvenlik ortamına da dikkat çeken Erdoğan, Soğu.

Erdoğan’dan NATO mesajı: İttifak müttefiklerine güç katmalı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ittifak içindeki rolüne ve yeni güvenlik ortamında NATO’nun izlemesi gereken çizgiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin başarıyla tamamlandığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin askeri kapasitesi, savunma sanayii birikimi ve jeostratejik konumuyla NATO’nun en önemli üyeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, Türkiye’nin 22 yıl aradan sonra ikinci kez NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığını, Ankara’nın ise ilk kez bu düzeyde bir NATO toplantısına sahne olduğunu hatırlattı. Avrupa-Atlantik güvenliğinin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde yapılan zirvenin, ittifakın geleceği açısından önemli kararların ele alındığı bir platform olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, NATO içinde dayanışma ve adil külfet paylaşımı oldu. Cumhurbaşkanı, ittifakın yeni dönemde daha güçlü ve caydırıcı hale gelebilmesi için müttefiklerin birbirini tamamlayan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti. Avrupalı müttefiklerin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önemine işaret eden Erdoğan, askeri kabiliyetlerin güçlendirilmesinin NATO’nun caydırıcılığı açısından kritik olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin güvenlik ortamına da dikkat çeken Erdoğan, Soğuk Savaş sonrasında bazı Avrupa ülkelerinin yaşadığı görece güvenlik rahatlığının Türkiye için geçerli olmadığını dile getirdi. Türkiye’nin çevresinde krizlerin, çatışmaların ve terör tehdidinin sürekli varlık gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı, bu süreçlerde zaman zaman yalnız bırakıldıklarını söyledi. Erdoğan, “Çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık” sözleriyle Türkiye’nin güvenlik tehditlerine karşı kendi imkanlarıyla mücadele etmek zorunda kaldığı dönemlere işaret etti.

Buna rağmen Türkiye’nin savunma harcamaları, askeri yetenekleri ve savunma sanayii altyapısıyla birçok müttefikin önüne geçtiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin NATO’ya katkısının yalnızca coğrafi konumundan ibaret olmadığını söyledi. Türkiye’nin 1952’den bu yana ittifakın üyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türk Kara Kuvvetleri’nin 2 bin 235 yılı aşan geçmişine de dikkat çekerek, Türkiye’nin NATO’ya tarihsel askeri birikimini ve üç kıtanın merkezindeki stratejik konumunu kazandırdığını belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin milli güvenliğine yönelen tehditleri kaynağında bertaraf edebilecek güçte olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ettiğini vurguladı. Erdoğan, NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliğinin uzun yıllardır büyük ölçüde Türkiye’nin sorumluluğunda olduğunun altını çizdi.

Türkiye’nin NATO görev ve misyonlarındaki rolüne de değinen Erdoğan, ittifakın operasyonlarına, harekatlarına ve ortak fonlarına en fazla katkı sağlayan ülkeler arasında yer aldıklarını söyledi. Kolektif savunmanın yeniden merkezi bir konuma geldiği yeni dönemde Türkiye’nin adil külfet paylaşımı çerçevesinde daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.

Zirvede geçen yıl Lahey’de verilen taahhütlerin uygulanmasının da ele alındığını belirten Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin müttefiklerin bu alanda kaydettiği ilerlemeyi rakamlarla ortaya koyduğunu ifade etti. Ankara Zirvesi’ne tüm müttefiklerin lider düzeyinde katılmasını Türkiye’ye duyulan güvenin ve Türk diplomasisinin saygınlığının göstergesi olarak değerlendiren Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılımında Türkiye’nin ev sahipliğine yaptığı vurguyu da anlamlı bulduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin NATO kapsamındaki somut katkılarına ilişkin bilgiler de paylaştı. Türk F-16 savaş uçaklarının ağustos ayından itibaren NATO hava polisliği misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacağını bildirdi. Kosova’daki NATO KFOR harekatında ekim ayında üstlenilen komutanlığın 2026 Eylül sonuna kadar sürdürüleceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvveti’ne komuta edeceğini açıkladı.

Savunma sanayii alanı da Erdoğan’ın açıklamalarında geniş yer tuttu. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi’nin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, savunmaya ayrılan bütçelerin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Erdoğan’a göre gerçek caydırıcılık; üstün teknoloji, yeterli üretim ölçeği ve sürdürülebilir savunma altyapısıyla mümkün olabilir.

Türkiye’nin son 23 yılda savunma sanayiinde büyük bir atılım gerçekleştirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin kendi savaş uçağını, tankını, gemilerini ve hava savunma sistemlerini geliştiren az sayıdaki müttefikten biri olduğunu ifade etti. İnsansız hava araçları, deniz araçları ve savaş gemileri alanında Türkiye’nin dünyada üst sıralarda yer aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı, yerli kabiliyetlerle Türk ordusunun güçlendirildiğini, aynı zamanda savunma sanayii ürünleri ihracatıyla müttefiklere de destek verildiğini belirtti.

Erdoğan, savunma sanayii ürünlerinin ticaretine yönelik engellerin kaldırılması gerektiğini de vurguladı. Bu konunun zirve bildirisinde özel olarak yer almasını sağladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, müttefikler arasında uygulanan kısıtlamaların “amasız ve fakatsız” sona ermesi gerektiğini dile getirdi.

Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu çalışmaların NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması gerektiğini söyledi. Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan NATO müttefiklerinin bu süreçlere tam olarak dahil edilmemesi halinde girişimlerin etkisinin sınırlı kalacağını belirtti. Erdoğan ayrıca Ankara Stratejisi’nin müttefikler tarafından kabul edildiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizlere ilişkin mesajlar da verdi. İsrail’in bölgedeki saldırılarına atıfta bulunan Erdoğan, güvenliğini bölgesel istikrarsızlıkta arayan anlayışların barış ihtimalini zayıflatmaya çalıştığını söyledi. Bu yaklaşımın desteklenmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin tarafları yeniden bir araya getirmeye hazır olduğunu yineledi. “Adil bir barışın kaybedeni olmaz” diyen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin diplomasi ve kolaylaştırıcılık rolünü sürdürme iradesinde olduğunu vurguladı.

Erdoğan’ın zirve sonrası açıklamalarında öne çıkan ana mesaj, NATO’nun yalnızca güvenlik taahhütleriyle değil, müttefiklerin birbirine güç kattığı bir dayanışma anlayışıyla hareket etmesi gerektiği oldu. Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin hem sahadaki askeri katkıları hem de savunma sanayii kapasitesiyle ittifak içinde daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti.

Etiketler:NatoErdoğanNinTürkiyeSavunmaCumhurbaşkanıSanayiiZirvesisehahabersehahaber.com
SEHAPDKS_3

Yorumlar

Bu haber için henüz onaylanmış yorum yok.

Yorum Yap