1960'lı yıllardan itibaren faaliyet gösteren FETÖ'nün, dini yapıyı kullanarak oluşturduğu yapılanmayla çeşitli kurumlarda örgütlenmeye çalıştığı, "ışık evleri", okullar ve dershaneler aracılığıyla yetiştirdiği kişileri askeri okullar ve kritik kamu kurumlarına yönlendirdiği belirtiliyor.
Kaynak metinde yer alan bilgilere göre, hakkında yürütülen soruşturmaların ardından 21 Mart 1999'da ABD'ye giden Fetullah Gülen'in, Ergenekon, Balyoz, 17/25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkilendirilen faaliyetleri Pensilvanya'dan yönettiği ifade ediliyor. Haberde ayrıca, dijital deliller ile Akıncı Üssü'nde yürütülen faaliyetlere ilişkin bulguların darbe planlamasına yönelik yargı süreçlerinde değerlendirildiği belirtiliyor.
Haberde, Türkiye'nin Gülen'in iadesi için yaptığı başvurulara rağmen iade sürecinin gerçekleşmediği, Gülen'in daha sonra tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği bilgisine de yer veriliyor.
Kaynak metne göre, Gülen'in ölümünün ardından örgüt yönetiminde liderlik ve mali kaynakların kontrolüne ilişkin anlaşmazlıklar belirgin hale geldi. Örgütün merkezi yönetiminde uzun süredir devam ettiği öne sürülen görüş ayrılıklarının bu süreçte daha görünür olduğu ifade ediliyor.
Haberde, örgütün mali kaynaklarını ve idari yapısını kontrol etmek isteyen "Mollalar" grubu ile Avrupa ve ABD yapılanmaları arasında güç mücadelesi yaşandığı iddiası yer alıyor. Özellikle Cevdet Türkyolu ile Mustafa Özcan'ın da aralarında bulunduğu üst düzey isimler arasında yaşandığı öne sürülen anlaşmazlıkların, örgüt tabanında güven sorununa ve karşılıklı tasfiye suçlamalarına neden olduğu aktarılıyor.