Filistin Devlet Başkanlığı, Mescid-i Aksa'nın 1969 yılında yakılmasının 57. yılı dolayısıyla açıklama yayımladı.
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan açıklamada, Mescid-i Aksa'nın ulusal ve dini meselelerin ön saflarında yer almaya devam edeceği belirtildi. Mescid-i Aksa'nın, Kudüs'ün Arap ve İslami kimliğinin ebedi bir sembolü olduğu ve kent ile kutsal mekanlarındaki değişmez Filistin hakkının bir nişanesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın "sadece Müslümanlara ait bir ibadet mekanı" olduğu vurgulandı. Aksa'nın 144 dönümlük alanının tamamının kutsallığının ve itibarının korunması gerektiği belirtilirken, tarihi ve hukuki statükosuna zarar vermeye, kimliğini veya statüsünü değiştirmeye yönelik tüm girişimlerin reddedildiği kaydedildi.
Filistin Devlet Başkanlığı ayrıca İsrail ve fanatik Yahudilerin "baskınlar, Talmudi ritüeller, bayrak çekilmesi, kazı çalışmaları ve ibadet edenlere kısıtlamalar" şeklindeki uygulamalarına dikkati çekti. Mescid-i Aksa'nın yanı sıra İslami ve Hristiyanlara ait kutsal mekanlara yönelik ihlal ve saldırıların tehlike oluşturduğu belirtildi.
Mescid-i Aksa yangını
Mescid-i Aksa'daki yangın, 21 Ağustos 1969 tarihinde Avustralya vatandaşı Michael Dennis Rohan tarafından çıkarılmıştı.
Yangında, caminin güney bölümünde bulunan Kıble Mescidi'nin doğu kanadındaki eşyaların tamamı yanmıştı. Selahaddin Eyyubi döneminden kalan tarihi minberin de aralarında bulunduğu bölüm yangında ağır hasar görmüştü.
Olayın ardından gözaltına alınan Rohan'ın yargılanmasına, İsrail mahkemesi tarafından "akli dengesi yerinde olmadığı" iddia edilerek son verilmiş, Rohan daha sonra Avustralya'ya gönderilmişti.