Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA), Forbes dergisinde Türkiye'nin Depozito Yönetim Sistemi (DOA) hakkında kapsamlı bir analiz yayımlandığını duyurdu.
Analizde, geri dönüşümün yalnızca çevresel bir uygulama olmadığı, aynı zamanda sanayi üretimi, ulusal güvenlik ve kritik hammaddelere erişim açısından stratejik önem taşıdığı vurgulandı.
Birçok ABD eyaleti ile Avrupa ülkesinde depozito iade sistemlerinin uygulandığına dikkat çekilen değerlendirmede, Türkiye'nin geliştirdiği DOA Sistemi'nin ulusal ölçekte uygulanabilecek güçlü modeller arasında yer aldığı ifade edildi.
Analizde, Türkiye'deki sistemin kamu finansmanı yerine özel sermaye ve genişletilmiş üretici sorumluluğu esasına dayandığı belirtilerek, bu sayede vergi mükelleflerine ilave yük getirilmeden hayata geçirildiği kaydedildi.
DOA Sisteminin barkod tabanlı dijital altyapısı, uçtan uca takip mekanizması, depozito iade makineleri ve vatandaşların iadelerini mobil cüzdanlarına aktarabilmesini sağlayan teknolojik yapısının sistemin öne çıkan özellikleri arasında bulunduğu aktarıldı. Bu yapının vatandaşların sisteme katılımını kolaylaştırdığı, toplama verimliliğini artırdığı ve kullanılmış içecek ambalajlarının yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağladığı ifade edildi.
Analizde ayrıca, modelin yalnızca çevresel bir proje olarak değil, yerli tedarik zincirlerini güçlendiren modern bir sanayi altyapısı olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, ABD'nin geri dönüşüm ve kritik hammadde politikalarını güçlendirmek amacıyla "Türkiye modeli" bir depozito iade sistemi oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Mevcut perakende noktaları, belediye tesisleri ve diğer kurumların dijital takip teknolojileriyle entegre edilmesi halinde benzer bir sistemin kısa sürede kurulabileceği, Türkiye'nin geliştirdiği modelin Batılı ülkeler için kendi ihtiyaçlarına uyarlanabilecek bir yol haritası sunduğu ifade edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk ise DOA Sisteminin yerli teknoloji sektörü açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu belirtti. Öztürk, Türkiye'nin tek bir ekipman tedarikçisine bağlı kalmak yerine rekabete açık bir modeli benimsediğini, son iki yılda farklı Türk üreticilerinin gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak yerli depozito iade makineleri üretmeye başladığını bildirdi.