Küresel piyasalarda geçen hafta, ABD'de açıklanan ve beklentilerin belirgin şekilde altında kalan tarım dışı istihdam verilerinin etkisiyle yatırımcılar temkinli bir tutum sergiledi. Ekonomik verilerin yanı sıra jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarına ilişkin beklentiler de piyasaların yönü üzerinde etkili oldu.
Teknoloji sektöründe ise olumlu haber akışı dikkat çekti. ABD'li çip üreticisi Micron Technology'nin 2035 yılına kadar ülkede 250 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı planlaması ve Güney Kore merkezli yarı iletken üreticisi SK Hynix'in ABD borsalarında işlem görmeye başlaması, teknoloji hisselerine yönelik iyimserliği destekledi. Analistler, haftanın son bölümünde yatırımcıların Orta Doğu'daki jeopolitik risklerden ziyade teknoloji sektöründeki gelişmelere odaklandığını belirtti.
Öte yandan, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanaklarından alınan mesajlar, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin şahin beklentilerin korunmasına neden oldu. Piyasalarda Fed'in eylül ayında faiz artırma ihtimali yüzde 88 seviyesinde fiyatlandı.
Toplantı tutanaklarında, Fed yetkililerinin büyük bölümünün yapay zekâ kaynaklı talep artışı, Orta Doğu'daki çatışmalar veya gümrük tarifelerinin etkisiyle enflasyonun yüksek kalması durumunda faiz artışının gerekli olabileceği görüşünü dile getirdiği aktarıldı.
Gelecek hafta açıklanacak ABD enflasyon verilerinin Fed'in faiz patikasına yönelik beklentiler açısından belirleyici olması beklenirken, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın ABD Kongresi'nde yapacağı sunum da piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Fed ayrıca para politikasının uygulanmasını geliştirmeye yönelik oluşturulan beş çalışma grubunun liderlerini ve çalışma hedeflerini açıkladı. Bankadan yapılan açıklamada, bu grupların para politikasının temel unsurlarını inceleyerek kullanılan araçların, analiz yöntemlerinin ve politika yaklaşımlarının geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunacağı ifade edildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh ise fiyat istikrarı ve azami istihdam hedeflerine bağlılıklarının sürdüğünü belirterek, ABD ekonomisindeki yapısal değişimlerin para politikası araçlarının yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını vurguladı.