Uluslararası bir araştırma ekibi, Amazon Ormanları'nın güneybatısında yürüttüğü çalışmalarda Aquiry medeniyetine ait yüzlerce yeni toprak yapıyı gün yüzüne çıkardı.
Helsinki Üniversitesinden arkeo-antropolog Martti Parssinen'in liderliğinde gerçekleştirilen araştırmada, yağmur ormanlarının altında kalan yapıların tespit edilmesi amacıyla LIDAR teknolojisi kullanılarak havadan lazer taramaları yapıldı.
Yaklaşık 4 bin 497 kilometrekarelik alanın incelendiği çalışmada, 396'sı ilk kez belirlenen toplam 432 toprak yapı haritalandırıldı. Araştırmacılar, taranan alanın Amazon Havzası'nın yüzde 3'ünden daha azını kapsamasına rağmen elde edilen bulguların bölgedeki yerleşimlerin beklenenden çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koyduğunu belirtti.
Bilim insanları, mevcut veriler doğrultusunda Aquiry medeniyetinin en parlak döneminde, milattan sonra yaklaşık 200 yılında 183 bin kilometrekarelik bir alana yayıldığını tahmin ediyor. Bölgede 24 bin ila 30 bin arasında toprak yapının bulunabileceği, nüfusun ise 1,2 milyon ile 3 milyon arasında olduğu değerlendiriliyor.
Araştırmada, Aquiry kültürünün tek bir krallık ya da imparatorluk yerine ortak geleneklerle birbirine bağlı topluluklardan oluştuğu ifade edildi. Ahşaptan inşa edilen konutların zamanla yok olduğu, ancak törensel ve siyasi amaçlarla kullanılan derin hendekli yapıların günümüze ulaştığı ve bu yapıların geniş yollarla birbirine bağlandığı kaydedildi.
Araştırmacılar ayrıca elde edilen bulguların, Amazon yağmur ormanlarının tamamen el değmemiş doğal alanlar olduğu yönündeki geleneksel görüşü yeniden değerlendirmeyi gerektirdiğini belirtti. Çalışmaya göre, milattan sonra 200'lü yıllarda bölgede mısır, manyok, kabak ve pamuk tarlalarıyla çevrili yerleşimler bulunurken, çevredeki ormanların da meyve ve fındık ağaçlarıyla insanlar tarafından yönetildiği değerlendiriliyor.