Milli İstihbarat Akademisi (MİA), yapay zekâ ve teknopolitik dönüşüme ilişkin hazırladığı raporda, teknolojik gelişmelerin küresel rekabetin yapısını yeniden şekillendirdiğini değerlendirdi.
Raporun ön sözünde görüşlerine yer verilen Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Talha Köse, gelecekte uluslararası rekabetin yalnızca yapay zekâ teknolojileriyle değil, bu teknolojileri mümkün kılan ileri düzey çipler, kritik mineraller, enerji kaynakları, veri altyapıları ve robotik sistemler etrafında şekilleneceğini ifade etti.
Köse, küresel siyasetin, ekonominin ve toplumsal yapının yeni dinamiklerinin teknopolitik tartışmalar tarafından belirleneceğini belirterek, Türkiye'nin hem olası stratejik sürprizlere karşı hazırlıklı olması hem de yeni fırsatları değerlendirebilmesi için bu dönüşümün etkin aktörlerinden biri olması gerektiğini vurguladı.
Raporda, yapay zekâ ve onu destekleyen kritik teknolojilerin uluslararası siyaset, ekonomik rekabet, devlet kapasitesi ve toplumsal yapı üzerinde köklü değişimlere yol açtığına dikkat çekildi. Yapay zekâ çağında öne çıkan teknorealist, teknopragmatist ve teknohümanist yaklaşımlar karşılaştırmalı olarak ele alınırken, Türkiye'nin bu süreçte izlemesi gereken stratejik yaklaşım da değerlendirildi.
Değerlendirmede, stratejik kapasiteyi, güvenli tasarımı ve toplumsal meşruiyeti birlikte esas alan özgün bir teknopolitik çerçevenin önemine vurgu yapıldı.
Raporda ayrıca yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığı, devletlerin karar alma süreçlerinden ekonomik rekabete, toplumsal güven ortamından bireyin kamusal yaşamdaki konumuna kadar geniş bir alanı etkileyen stratejik bir unsur haline geldiği belirtildi.
Yapay zekâ tartışmalarının artık sadece teknolojik üstünlükle sınırlı olmadığı ifade edilen raporda, kamu otoritesinin veriye dayalı karar alma kapasitesi, özel şirketlerin kamusal alandaki etkisi, toplumsal meşruiyetin korunması ve insan iradesinin yeni düzendeki konumu gibi başlıkların da küresel rekabetin önemli unsurları arasında yer aldığı kaydedildi.