ABD ile İran arasındaki askeri gerilim, jeopolitik risk algısını güçlendirerek petrol, altın ve tahvil piyasalarında hareketliliğe yol açtı. Brent petrol 80 doları görürken Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde düşüş dikkat çekti.
ICERIK: Orta Doğu’da ABD ile İran arasında karşılıklı askeri hamlelerle yükselen tansiyon, küresel piyasalarda risk algısını yeniden öne çıkardı. Bölgede barış ortamının kalıcılığına yönelik soru işaretleri artarken, yatırımcılar enerji arzı, enflasyon ve merkez bankalarının para politikası adımlarına ilişkin gelişmeleri daha yakından izlemeye başladı.
Piyasalardaki tedirginlik, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin sona erdiğini söyleyerek “Artık onlarla anlaşmak istemiyorum” ifadesini kullanmasının ardından belirginleşti. Bu açıklamanın ardından ABD güçlerinin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi, jeopolitik endişeleri daha da artırdı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefin vurulduğunu ve “İran’a karşı ek bir saldırı turunun tamamlandığını” duyurdu. Buna karşın Trump’ın daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın ABD ile anlaşma yapmayı “çok istediğini” belirtmesi, piyasadaki kaygıları kısmen azalttı.
Ancak bölgedeki risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatlamalar üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor. Gerilimin en hızlı yansıdığı alanlardan biri petrol piyasası oldu.
Brent petrolün varil fiyatı dün 22 Haziran’dan bu yana ilk kez 80 dolar seviyesini gördü. Enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde yaşanan düşüş de dikkat çekti.
Önceki gün boğazdan 14 tanker geçerken, dün bu sayı 7’ye indi. Bu tablo, bölgede artan jeopolitik risklerin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi hareketliliğinin piyas.
Orta Doğu’da ABD ile İran arasında karşılıklı askeri hamlelerle yükselen tansiyon, küresel piyasalarda risk algısını yeniden öne çıkardı. Bölgede barış ortamının kalıcılığına yönelik soru işaretleri artarken, yatırımcılar enerji arzı, enflasyon ve merkez bankalarının para politikası adımlarına ilişkin gelişmeleri daha yakından izlemeye başladı.
Piyasalardaki tedirginlik, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile ateşkesin sona erdiğini söyleyerek “Artık onlarla anlaşmak istemiyorum” ifadesini kullanmasının ardından belirginleşti. Bu açıklamanın ardından ABD güçlerinin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi, jeopolitik endişeleri daha da artırdı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaklaşık 90 askeri hedefin vurulduğunu ve “İran’a karşı ek bir saldırı turunun tamamlandığını” duyurdu.
Buna karşın Trump’ın daha sonra yaptığı açıklamada İran’ın ABD ile anlaşma yapmayı “çok istediğini” belirtmesi, piyasadaki kaygıları kısmen azalttı. Ancak bölgedeki risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatlamalar üzerindeki baskının sürmesine neden oluyor.
Gerilimin en hızlı yansıdığı alanlardan biri petrol piyasası oldu. Brent petrolün varil fiyatı dün 22 Haziran’dan bu yana ilk kez 80 dolar seviyesini gördü. Enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde yaşanan düşüş de dikkat çekti. Önceki gün boğazdan 14 tanker geçerken, dün bu sayı 7’ye indi. Bu tablo, bölgede artan jeopolitik risklerin enerji taşımacılığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi hareketliliğinin piyasalarda farklı platformlar üzerinden takip edildiğini belirtiyor. Ancak bazı gemilerin sinyalizasyon sistemlerini kapatarak seyretmesi nedeniyle tanker geçişlerine ilişkin verilerde farklılıklar oluşabileceği ifade ediliyor.
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son toplantısına ilişkin tutanaklar da piyasaların odağındaydı. Tutanaklar, banka yetkililerinin çoğunun enflasyonun yüksek seyretmeye devam etmesi halinde faiz artırımlarının gerekli olabileceğini değerlendirdiğini gösterdi. Bu riskler arasında yapay zeka kaynaklı güçlü talep, Orta Doğu’daki savaş ve tarifelerin etkileri öne çıktı. Tutanaklarda, tüm yetkililerin son toplantıda politika faizinin mevcut aralıkta korunmasını desteklediği belirtildi.
Bazı Fed yetkililerinin, yapay zeka kaynaklı güçlü talebin enflasyonu yukarıda tutabilecek unsurlar arasında yer aldığı görüşünü savunduğu da kayıtlara geçti. Bu değerlendirmeler, enerji fiyatlarındaki yükselişle birleşince merkez bankalarının daha şahin bir çizgide kalabileceği beklentilerini güçlendirdi.
Küresel ekonomiye ilişkin bir diğer önemli gelişme ise Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu güncellemesi oldu. IMF, küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,1’den yüzde 3’e indirdi. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,9, gelecek yıl ise yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği bildirildi.
Piyasa göstergelerinde de hareketlilik sürdü. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 2 baz puan artarak yüzde 4,58’e yükseldi ve yeni işlem gününde yatay seyretti. Yükselen petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini artırması, altın üzerinde baskı oluşturan başlıca unsur oldu.
Altının ons fiyatı dün yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 77 dolara geriledi ve kaybını üçüncü işlem gününe taşıdı. Yeni işlem gününde de yüzde 0,3 değer kaybeden altının onsu 4 bin 67 dolardan işlem gördü. Dolar endeksi 100,9 seviyesinde yatay seyrederken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,5 düşüşle 78,6 dolarda bulundu.