Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Ankara’daki NATO Zirvesi kapsamında yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin coğrafi konumu ve askeri kabiliyetleriyle İttifak’ın kolektif güvenliği açısından kritik rol oynadığını söyledi. Pavel, savunmadan ticarete, enerjiden göçe kadar birçok alanda işbirliğinin derinleşebileceğini belirtti.
ICERIK: 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla Ankara’da bulunan Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Türkiye-Çekya ilişkileri, NATO içindeki sorumluluk paylaşımı ve Avrupa güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pavel, Türkiye’nin Çekya açısından önemli bir ortak olduğunu vurgulayarak iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi temaslarla sınırlı olmadığını, farklı alanlarda gelişme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ticaret, yatırım, savunma, güvenlik ve bilim alanlarında ikili bağların daha da güçlendirilebileceğini belirten Pavel, bu başlıklarda atılacak adımların ilişkileri ileri bir seviyeye taşıyabileceğini söyledi.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki işbirliğine de değinen Pavel, enerji, ulaşım ve göç gibi alanların ortak çalışma için önemli zeminler sunduğunu dile getirdi. Pavel’e göre bu alanlarda geliştirilecek daha güçlü mekanizmalar, hem Türkiye hem de Avrupa açısından karşılıklı fayda sağlayabilir.
Savunma sanayisi alanındaki işbirliği ise Pavel’in özellikle öne çıkardığı başlıklardan biri oldu. Çekya Cumhurbaşkanı, hem Çek savunma sanayisinin hem de Türk savunma sanayisinin son dönemde ortaya koyduğu performansa dikkat çekti.
Pavel, iki ülke şirketlerinin hava savunma sistemleri ve dron karşıtı teknolojiler alanında artan işbirliğini cesaret verici bulduğunu belirtti. Bu işbirliğinin, savunma ortaklığının daha ileri bir aşamaya taşınması için güçlü bir temel oluşturabileceğini ifade etti.
Pavel, Türkiye’ni.
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla Ankara’da bulunan Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Türkiye-Çekya ilişkileri, NATO içindeki sorumluluk paylaşımı ve Avrupa güvenliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pavel, Türkiye’nin Çekya açısından önemli bir ortak olduğunu vurgulayarak iki ülke arasındaki ilişkilerin yalnızca siyasi temaslarla sınırlı olmadığını, farklı alanlarda gelişme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ticaret, yatırım, savunma, güvenlik ve bilim alanlarında ikili bağların daha da güçlendirilebileceğini belirten Pavel, bu başlıklarda atılacak adımların ilişkileri ileri bir seviyeye taşıyabileceğini söyledi.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki işbirliğine de değinen Pavel, enerji, ulaşım ve göç gibi alanların ortak çalışma için önemli zeminler sunduğunu dile getirdi. Pavel’e göre bu alanlarda geliştirilecek daha güçlü mekanizmalar, hem Türkiye hem de Avrupa açısından karşılıklı fayda sağlayabilir.
Savunma sanayisi alanındaki işbirliği ise Pavel’in özellikle öne çıkardığı başlıklardan biri oldu. Çekya Cumhurbaşkanı, hem Çek savunma sanayisinin hem de Türk savunma sanayisinin son dönemde ortaya koyduğu performansa dikkat çekti. Pavel, iki ülke şirketlerinin hava savunma sistemleri ve dron karşıtı teknolojiler alanında artan işbirliğini cesaret verici bulduğunu belirtti. Bu işbirliğinin, savunma ortaklığının daha ileri bir aşamaya taşınması için güçlü bir temel oluşturabileceğini ifade etti.
Pavel, Türkiye’nin NATO içindeki konumuna ilişkin de net mesajlar verdi. Türkiye’nin coğrafi konumu ve askeri kapasitesi nedeniyle İttifak’ın kolektif güvenliği açısından vazgeçilmez bir ülke olduğunu söyleyen Pavel, Ankara’nın NATO’ya sunduğu katkıların değerli olduğunu vurguladı. Günümüzün ortak güvenlik sınamaları karşısında işbirliğini güçlendirmeyi beklediklerini dile getirdi.
NATO içinde yük ve sorumluluk paylaşımı konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Pavel, Avrupa’nın kendi savunması ve güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Avrupa ülkelerinin artık bu yükün başkaları tarafından her zaman üstlenileceği varsayımıyla hareket edemeyeceğini belirten Pavel, daha güçlü bir Avrupa savunma ayağının aynı zamanda daha güçlü bir NATO anlamına geleceğini ifade etti.
Bununla birlikte Pavel, ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolünün sürmesini istediklerini de vurguladı. ABD’nin müttefiklerinin yanında kararlı biçimde yer almaya devam etmesinin önemli olduğunu belirten Pavel, buna rağmen Avrupa’nın değişen küresel önceliklere uyum sağlaması gerektiğini söyledi.
Çekya’nın savunma harcamalarına ilişkin taahhütlerini de hatırlatan Pavel, hükümetin bu yıl gayrisafi yurt içi hasılanın en az yüzde 2’sini savunmaya ayırmayı, 2035’e kadar ise bu oranı yüzde 3,5’e çıkarmayı hedeflediğini aktardı. Pavel, yalnızca hedef koymanın yeterli olmadığını, bu taahhütleri hayata geçirecek siyasi irade ve kapasitenin de bulunması gerektiğini belirtti.
ABD’nin giderek farklı önceliklere yönelebileceğini ifade eden Pavel, Avrupa’nın yalnızca kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk almaya değil, konvansiyonel alanda tüm sorumluluğu üstlenmeye de hazır olması gerektiğini söyledi. Caydırıcılık kapasitesinin güçlü tutulması ve müttefik topraklarının her karışının savunulacağına dair hiçbir şüpheye yer bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Pavel, Ukrayna’ya verilen desteğin sürdürülmesinin ve kalıcı bir barışa ulaşılmasının da başarı açısından önemli bir ölçüt olacağını değerlendirdi.