Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun düzenlediği ihale sonucunda ROKETSAN, ASSAN Group’un savunma sanayii varlıklarının yeni sahibi oldu. 471 milyon dolarlık satın almanın ardından tesislerin ROKETSAN’ın yüzde 100 iştiraki olacak yeni bir şirket üzerinden işletilmesi planlanıyor.
ICERIK: Türk savunma sanayiinde dikkat çeken bir satın alma süreci tamamlandı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun açtığı ihale sonucunda ROKETSAN, ASSAN Group’a ait savunma sanayii varlıklarını 471 milyon dolar bedelle satın aldı.
Böylece söz konusu tesislerin yeni sahibi ROKETSAN oldu. Edinilen bilgiye göre satın alma sonrasında tesisler, ROKETSAN’ın yüzde 100 iştiraki olarak kurulacak yeni bir şirket üzerinden faaliyet gösterecek.
Bu yapı ile mevcut üretim altyapısının korunması, geliştirilmesi ve daha ileri kabiliyetlerle desteklenmesi hedefleniyor. ROKETSAN’ın devraldığı tesislerde savunma sanayiinin farklı ihtiyaç alanlarına yönelik üretim yapılacak.
Bu kapsamda Mk serisi uçak bombaları, 107 ve 122 milimetre roketler, GPS ve güdüm teknolojileri, 155 milimetre güdümlü obüs mühimmatı ile kimyasal patlayıcı üretimi gibi başlıklar öne çıkıyor. Satın alma, yalnızca mevcut üretim süreçlerinin devam ettirilmesiyle sınırlı kalmayacak.
ROKETSAN’ın tesislere yönelik yeni yatırım, teknoloji transferi ve altyapı transferi yapacağı belirtiliyor. Bu adımlarla mevcut kabiliyetlerin önemli ölçüde artırılması planlanıyor.
Tesislerin ROKETSAN bünyesine katılması, şirketin kritik mühimmat ve roket sistemleri alanındaki üretim kapasitesini de güçlendirecek. ROKETSAN, son dönemde gündeme gelen TAYFUN dahil tüm balistik füzelerin harp başlıklarının üretimini de bu tesislerde sürdürecek.
Yeni yapılanmanın savunma sanayiine sağlayacağı katkıların kısa sürede görünür hale gelmesi bekleniyor. Kurulacak şirketin,.
Türk savunma sanayiinde dikkat çeken bir satın alma süreci tamamlandı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun açtığı ihale sonucunda ROKETSAN, ASSAN Group’a ait savunma sanayii varlıklarını 471 milyon dolar bedelle satın aldı. Böylece söz konusu tesislerin yeni sahibi ROKETSAN oldu.
Edinilen bilgiye göre satın alma sonrasında tesisler, ROKETSAN’ın yüzde 100 iştiraki olarak kurulacak yeni bir şirket üzerinden faaliyet gösterecek. Bu yapı ile mevcut üretim altyapısının korunması, geliştirilmesi ve daha ileri kabiliyetlerle desteklenmesi hedefleniyor.
ROKETSAN’ın devraldığı tesislerde savunma sanayiinin farklı ihtiyaç alanlarına yönelik üretim yapılacak. Bu kapsamda Mk serisi uçak bombaları, 107 ve 122 milimetre roketler, GPS ve güdüm teknolojileri, 155 milimetre güdümlü obüs mühimmatı ile kimyasal patlayıcı üretimi gibi başlıklar öne çıkıyor.
Satın alma, yalnızca mevcut üretim süreçlerinin devam ettirilmesiyle sınırlı kalmayacak. ROKETSAN’ın tesislere yönelik yeni yatırım, teknoloji transferi ve altyapı transferi yapacağı belirtiliyor. Bu adımlarla mevcut kabiliyetlerin önemli ölçüde artırılması planlanıyor.
Tesislerin ROKETSAN bünyesine katılması, şirketin kritik mühimmat ve roket sistemleri alanındaki üretim kapasitesini de güçlendirecek. ROKETSAN, son dönemde gündeme gelen TAYFUN dahil tüm balistik füzelerin harp başlıklarının üretimini de bu tesislerde sürdürecek.
Yeni yapılanmanın savunma sanayiine sağlayacağı katkıların kısa sürede görünür hale gelmesi bekleniyor. Kurulacak şirketin, ROKETSAN’ın mevcut bilgi birikimi ve üretim tecrübesiyle birlikte Türk savunma sanayiine önemli bir destek sunması amaçlanıyor.
Satın alma sürecinin bir diğer başlığı ise istihdam olacak. Yapılacak yatırımlar ve kapasite artışıyla birlikte tesislerin istihdama katkısının da büyümesi öngörülüyor. Böylece hem üretim altyapısının güçlendirilmesi hem de nitelikli iş gücüne yönelik ihtiyacın artması bekleniyor.
ROKETSAN’ın devraldığı savunma sanayii varlıkları, farklı mühimmat ve sistemlerde üretim kabiliyetini bir arada barındırması açısından önem taşıyor. Bu nedenle yeni şirketin, yalnızca iç ihtiyaçlara yönelik değil, uluslararası pazarlarda da adından söz ettirecek bir yapıya dönüştürülmesi hedefleniyor.
İhale sonucunda tamamlanan 471 milyon dolarlık satın alma, ROKETSAN’ın üretim zincirini genişletme ve mevcut kabiliyetlerini daha ileri seviyeye taşıma stratejisinin önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Şirketin yapacağı yatırımların ardından tesislerin, Türk savunma sanayiinin kritik üretim merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.