ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'dan gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında ABD'deki mevcut seçim sistemine yönelik eleştirilerde bulundu.
Trump, seçim sistemindeki zafiyetleri ortaya koyduğunu belirttiği kritik istihbarat bilgilerinin gizliliğinin derhal kaldırıldığını ve kamuoyuyla paylaşıldığını açıkladı. Söz konusu bilgilerde yer alan kanıtların, ABD seçim sisteminin siber saldırılara, istismara ve yabancı müdahaleye karşı daha önce düşünülmeyen seviyelerde savunmasız olduğunu gösterdiğini öne sürdü.
Bu bilgilerin yıllarca kamuoyundan gizlendiğini ve örtbas edildiğini savunan Trump, eski ABD başkanları Joe Biden ve Barack Obama'yı suçladı.
Trump, Çin'in 2020 yılından bu yana 220 milyon ABD seçmenine ait bilgileri ele geçirerek tarihin en büyük seçim verisi ihlalini gerçekleştirdiğini iddia etti. İstihbarat teşkilatlarındaki birçok yapının, Çin'in seçimlere müdahalesine ilişkin bilgileri bastırmak ve küçümsemek amacıyla hareket ettiğini, bu bilgilerin hem başkandan hem de ABD halkından gizlendiğini ileri sürdü.
Çin hükümetinin, kendisi hakkında olumsuz haberler kaleme alan ABD'li gazetecileri tespit ederek büyük miktarlarda ödeme yaptığını da iddia eden Trump, FBI'ın elde ettiği bazı ham istihbarata göre Çin'in ABD seçimlerine yönelik müdahale faaliyetleri kapsamında Biden için yasa dışı oy pusulaları üretmeye yönelik bir girişimin de bulunduğunu savundu.
Trump, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi ve CIA'den söz konusu bilgilerin nasıl ve neden gizlendiğinin araştırılmasını istedi. Örtbas etme olayına karıştığı belirlenen kişilerin görevden alınması ve uygun görülmesi halinde haklarında suç duyurusunda bulunulması çağrısı yaptı.
Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore ve devlet dışı gruplar dahil ABD'nin düşmanlarının ülkenin seçim altyapısını tehlikeye atabilecek kapasiteye sahip olduğunu düşündüklerini belirten Trump, ABD İç Güvenlik Bakanlığının yaptığı bir incelemede seçimlere kayıtlı yaklaşık 278 bin yabancı uyruklu kişinin tespit edildiğini de aktardı.
Trump, açıklanan bilgilerin ABD seçim sisteminin ciddi ölçüde savunmasız olduğunu ortaya koyduğunu savunarak, yüz milyonlarca seçmene ait dosyaların yabancı hükümetlerin elinde bulunduğunu, seçim makineleri ve oy sayım sistemlerinin ise siber saldırılara, manipülasyona ve yolsuzluğa açık olduğunu ileri sürdü.