Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Batı Avrupa’nın kayıtlara geçen en sıcak haziran-temmuz dönemini yaşadığını bildirdi.
Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Nullis, ağustos ayının Avrupa ve Kuzey Yarımküre’nin diğer bölgelerinde tatil sezonunun en yoğun dönemlerinden biri olduğunu belirtti.
Buna rağmen aşırı hava koşulları nedeniyle birçok ülkedeki ulusal meteoroloji ve hidroloji servisleri ile acil durum yönetimi, müdahale ekipleri ve sağlık çalışanlarının yoğun şekilde görev yaptığını ifade etti.
Avrupa Birliği’nin Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine değinen Nullis, Batı Avrupa’nın şimdiye kadar kaydedilen en sıcak haziran-temmuz dönemini geçirdiğini açıkladı.
Küresel ortalama yüzey hava sıcaklığının, sanayi öncesi dönem olarak kabul edilen 1850-1900 ortalamasının 1,47 santigrat derece üzerinde gerçekleştiğini belirten Nullis, bunun kayıtlara geçen en sıcak ikinci temmuz ayı olduğunu söyledi.
Deniz yüzeyi sıcaklıklarının da temmuz ayı için bugüne kadar ölçülen en yüksek seviyeye ulaştığını kaydeden Nullis, Batı Avrupa’daki bazı ülkelerin yaz mevsiminin dördüncü sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya bulunduğunu aktardı.
Yoğun ve uzun süreli kuraklığın tarım, nehir seviyeleri, ulaşım ve enerji üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirten Nullis, kuraklığın aynı zamanda yangın riskini artırdığına dikkati çekti.
Japonya ve Güney Kore’nin yanı sıra Asya, Orta Doğu ve Latin Amerika’nın çeşitli bölgelerinde de olağanüstü ve rekor seviyelerde sıcaklıklar yaşandığını hatırlatan Nullis, Batı Afrika’nın bazı kesimlerinde ise şiddetli muson yağışları ve sellerin etkili olduğunu bildirdi.
WMO’nun insani yardım kuruluşları için hazırladığı haftalık Küresel Hidrometeoroloji Tarama raporuna da değinen Nullis, Kuzeydoğu ve Batı Hindistan, Doğu Pakistan, Nepal, Bangladeş, Bhutan, Myanmar ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgeleri için uyarılarda bulunulduğunu belirtti.
Bu bölgelerde şiddetli ve yer yer çok şiddetli yağışların yanı sıra ani sel ve toprak kayması riski bulunduğunu aktardı.
Nullis, yaşanan aşırı hava olaylarının güvenilir ve zamanında yapılan tahminler ile erken uyarı sistemlerine duyulan ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek, “Herkes İçin Erken Uyarılar” girişiminin WMO ve üyeleri açısından önceliğini koruduğunu vurguladı.