Yükseköğretim Kurulu (YÖK), iklim değişikliği, doğal kaynakların verimli kullanımı ve dijitalleşmenin etkisiyle tarım ve hayvancılık alanında teknoloji odaklı eğitim modellerinin önem kazandığını açıkladı.
YÖK'ten yapılan açıklamada, geleneksel üretim yöntemlerinin değişen koşullar karşısında yetersiz kalmasıyla birlikte akıllı sensörler, veri analitiği, otonom sistemler, akıllı sera ve akıllı ahır uygulamalarının tarımsal üretimde daha fazla kullanılmaya başlandığı belirtildi.
Bu kapsamda Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde faaliyet gösteren Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar Bölümü'nün, yapay zeka, bilgisayar bilimi ve robotik teknolojilerini tarımla bir araya getirerek sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi amaçladığı ifade edildi.
Programda eğitim gören öğrencilerin teorik bilgilerini akıllı sera sistemleri ile bitkisel ve hayvansal üretime yönelik uygulamalarla pekiştirdiği, aynı zamanda verimliliği artırmaya ve kaynakların etkin kullanımına katkı sağlayacak yeni teknolojilerle tanıştığı aktarıldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar, tarımın artık teknoloji, yapay zeka, veri analitiği ve robotik sistemlerle birlikte değerlendirilmesi gereken stratejik alanlardan biri olduğunu belirtti.
Tarım ve hayvancılığın gıda arz güvenliği, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir gelecek açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Özvar, yükseköğretimde yürütülen dönüşüm kapsamında açılan Hassas Tarım ve Tarımsal Robotlar Bölümü'nün, tarım sektörünün dijital dönüşümüne yön verecek uzmanları yetiştirmeyi hedeflediğini ifade etti.
Özvar, bu programlarda öğrencilerin yalnızca teorik bilgi edinmediğini, aynı zamanda yapay zeka, robotik sistemler, akıllı tarım teknolojileri ve veri temelli üretim süreçlerine yönelik uygulamalı eğitimlerle geleceğin tarım teknolojilerine hazırlandığını belirtti.
İklim değişikliği, su kaynaklarının verimli kullanımı ve üretimde verimlilik gibi küresel öneme sahip konulara dikkat çeken Özvar, tarım sektöründe rekabet gücünü belirleyecek en önemli unsurun bilgi ve teknoloji olacağını, üniversitelerin yetiştireceği nitelikli insan kaynağının Türkiye'nin sürdürülebilir tarım hedeflerine katkı sağlayacağını ifade etti.