DOLAR 48,08EURO 56,09STERLİN 65,66GRAM ALTIN 7.157,95BIST 14.501,50BTC 80.819
Konya Açık · 19,1°C
Kenan KELEŞ

Kenan KELEŞ

Meslek: SPK Lisanslı Yatırım İlişkileri Uzmanı
Yazarın Tüm Yazılarını Gör

Sürdürülebilir Finans Düzenlemeleri Ve Anonim Şirketlere Etkileri

Xin

Atmosferdeki sera gazı emisyonlarının artışı, iklim değişikliğini artık tartışmasız bir gerçek haline getirdi. Küresel sıcaklık artışını sınırlamak için 1980’lerden bu yana uluslararası protokoller ve anlaşmalar devreye girdi: Montreal, Kyoto, Paris… Bugün geldiğimiz noktada ise sürdürülebilir kalkınma yalnızca çevresel bir ideal değil, şirketlerin finansal ve hukuki sorumluluklarını doğrudan etkileyen bir zorunluluk.

 Küresel Çerçeve

Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı ve 2021’de yürürlüğe giren Avrupa İklim Yasası, 2050’de iklim nötr kıta hedefini ortaya koydu. Bu hedef, yalnızca Avrupa şirketlerini değil, AB ile ticaret yapan Türk anonim şirketlerini de doğrudan etkiliyor. İhracat yapan bir Türk şirketi, karbon ayak izini raporlamadan Avrupa pazarında rekabet edemez hale geliyor.

Türkiye’de Düzenlemeler

Türkiye, 2021’de Paris Anlaşması’na taraf oldu ve aynı yıl İklim Değişikliği Başkanlığı kuruldu. 2022’de ise Türk Ticaret Kanunu’na eklenen düzenleme ile sürdürülebilirlik raporlamasının esaslarını belirleme yetkisi Kamu Gözetimi Kurumu’na verildi. Bu çerçevede yayımlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), anonim şirketler için yeni bir dönemin kapısını araladı.

Artık aktif toplamı 500 milyon TL’yi, yıllık net satışları 1 milyar TL’yi aşan veya 250’den fazla çalışanı olan şirketler sürdürülebilirlik raporu hazırlamak zorunda. Bankalar, sigorta şirketleri, portföy yönetim şirketleri ve Borsa İstanbul’da işlem gören anonim şirketler de bu kapsama dahil.

 Şirketlere Somut Etkiler

Hukuki Sorumluluk: Yönetim kurulu üyeleri, ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) ilkelerine aykırı hareket ettiklerinde sorumluluk doğuyor.

Finansman: Yeşil tahvil ve sürdürülebilir borçlanma araçları, şirketlere yeni finansman imkânı sağlıyor.

Rekabet: AB’ye ihracat yapan şirketler için karbon raporlaması artık rekabet avantajı değil, giriş bileti.

Operasyonel Yükümlülük: Veri toplama, bağımsız denetim ve raporlama süreçleri ek maliyet yaratıyor.

 Türkiye’den Uygulamalı Örnekler

Enerji Sektörü: Borsa İstanbul’da işlem gören enerji şirketleri, karbon emisyonlarını raporlamak zorunda. Bu durum, yatırımcıların tercihlerini doğrudan etkiliyor.

Gıda Sanayi:Türkiye’de faaliyet gösteren büyük gıda şirketleri, TSRS kapsamında sürdürülebilirlik raporu hazırlayarak hem ihracat pazarında güven kazanıyor hem de yeşil finansman kaynaklarına erişim sağlıyor.

Bankacılık: Türk bankaları, yeşil kredi ve sürdürülebilir tahvil ihraç ederek hem uluslararası yatırımcı çekiyor hem de reel sektörü dönüşüme zorluyor.

Sonuç

Sürdürülebilir finans düzenlemeleri, anonim şirketler için yalnızca bir raporlama yükümlülüğü değil; aynı zamanda uzun vadeli değer yaratımının anahtarıdır. Bugün bu sürece uyum sağlayan şirketler, yarının rekabet avantajını şimdiden elde ediyor.