Gece uykusu sırasında ışığa maruz kalmanın kalbin yapısı ve işlevinde ölçülebilir değişikliklerle ilişkili olabileceği belirtildi.
Daha önce gerçekleştirilen araştırmalarda, ışık bulunan ortamda gece uykusu ile koroner arter hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç riskindeki artış arasında bağlantı tespit edilmişti.
Yeni çalışma ise gece ışığının kalbin yapısı ve işlevi üzerindeki etkisini inceleyen ilk araştırma olma özelliğini taşıyor.
Tulane Üniversitesinden araştırmanın başındaki Dr. Lu Qi, kalpte meydana gelen yapısal değişikliklerin, diğer adıyla yeniden yapılanmanın, fazla gece ışığına maruz kalmayla ilişkilendirilen artan kalp sorunları riskinin açıklanmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.
11 bin 71 kişinin verileri incelendi
Araştırmacılar, çalışmanın başlangıcında kardiyovasküler hastalığı bulunmayan 11 bin 71 katılımcının verilerini değerlendirdi.
Katılımcılar bileklerinde ışık ve hareket sensörleri taşırken, birkaç yıl sonra kalp MR'ları çekildi.
Çalışmada gece uykusu sırasında neredeyse hiç ışığa maruz kalmayan kişiler ile çok loş bir oda seviyesinde en az 3 güçlü ışığa maruz kalan katılımcılar karşılaştırıldı.
Pencereden gelen sokak lambası ışığı, radyo saatlerinin ışığı ve elektronik cihazlardaki LED'lerin olası ışık kaynakları arasında bulunduğu ifade edildi.
Kalbin yapısında ölçülebilir değişiklikler tespit edildi
Demografik özellikler, yaşam tarzı, sağlık durumu ve çevresel faktörler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, gece uykusunda 3 seviye üzerindeki her ışık maruziyetinin ölçülebilir kardiyovasküler hasarla ilişkili olduğu görüldü.
En yüksek ışık maruziyetine sahip gruptaki katılımcıların, en karanlık odalarda uyuyanlarla karşılaştırıldığında sol ventriküllerinde ortalama yüzde 2,4 büyüme ve kalp duvarlarında yüzde 1,5 kalınlaşma tespit edildi.
Aynı grupta kalbin kasılma yeteneğinin de yüzde 1,9 azaldığı belirlendi.