Filistin Komitesi, İsrail'deki mevcut hükümet döneminde Filistin topraklarına yönelik el koyma işlemlerine ilişkin verileri açıkladı.
Komiteden yapılan açıklamada, İsrail güçlerinin Filistin topraklarına el koymak amacıyla askeri, idari ve hukuki araçları eş zamanlı olarak kullandığı belirtildi.
Toprakların “doğa koruma alanı” veya “devlet arazisi” ilan edilmesi gibi farklı yöntemlerle tahsis edildiği ifade edildi.
El koyma işlemlerinin yüzde 89'u 2023 ve 2024'te gerçekleşti
Açıklamada, toprak gaspının özellikle 2023 ve 2024 yıllarında en yüksek seviyeye ulaştığı ve toplam el koyma işlemlerinin yaklaşık yüzde 89'unun bu iki yılda gerçekleştiği bildirildi.
2025 yılında göreceli bir düşüş yaşandığı, 2026'nın ilk 8 ayında ise Filistin topraklarına el koyma ivmesinin yeniden arttığı kaydedildi.
Nablus, Eriha ve Kudüs çevresi öne çıktı
Filistin'in tüm vilayetlerini etkileyen el koyma işlemlerinin coğrafi olarak özellikle Nablus, Eriha, Ürdün Vadisi, Tubas ve Kudüs çevresinde yoğunlaştığı aktarıldı.
Komite, İsrail'in söz konusu uygulamalarını “kapsamlı bir sömürge mühendisliği” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, bu uygulamalarla yerleşim yerlerinin çevresindeki kontrol alanlarının genişletilmesinin, yerleşim bloklarının yollar ve askeri bölgeler aracılığıyla birbirine bağlanmasının ve Filistin coğrafyasının birbirinden izole alanlara bölünmesinin hedeflendiği savunuldu.
Bunun, coğrafi bütünlüğe sahip bağımsız bir Filistin devletinin kurulma ihtimalini ortadan kaldırmayı amaçladığı ifade edildi.
109 bin 141 dönüm toprağın gasbedildiği bildirildi
Komitenin verilerine göre, İsrail'deki mevcut hükümet döneminde yaklaşık 109 bin 141 dönüm Filistin toprağı gasbedildi.
Likud Partisi lideri Binyamin Netanyahu öncülüğündeki koalisyon, İsrail'in 37'nci hükümeti için 29 Aralık 2022'de gerçekleştirilen güven oylamasının ardından ülke yönetimine gelmişti.
İsrail'de bugüne kadar en uzun süre başbakanlık yapan Netanyahu, siyasi kariyerinde altıncı kez başbakanlık görevini sürdürüyor.