Küresel piyasalar, ABD'de açıklanan makroekonomik veriler ve teknoloji şirketlerine ilişkin gelişmelerin etkisiyle yön arayışını sürdürüyor.
ABD ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 1,5 büyüyerek tahminlere paralel bir performans gösterdi. Kişisel tüketim harcamaları ise temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti.
ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon göstergesi olarak yakından izlediği ve gıda ile enerji kalemlerinin hesaplama dışında tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de temmuzda aylık yüzde 0,2 yükseldi. Endeksteki yıllık artış ise yüzde 3,3 olarak kaydedildi.
Açıklanan verilerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi dün 2 baz puanlık yükselişle yüzde 4,65'e çıktı. Tahvil faizi bugün ise yüzde 4,66 seviyelerinde seyrediyor.
Para piyasalarında Fed'in ekim ayında faiz artırımına gitme olasılığı da yükseldi. Daha önce yüzde 57 olarak fiyatlanan faiz artışı ihtimali yüzde 62'ye çıktı.
Dolar endeksi ise dün yüzde 0,2 değer kazanarak 99,1 seviyesine yükselmesinin ardından bugün yatay bir seyir izliyor.
ABD'deki makroekonomik göstergelerin enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret etmesi, küresel piyasalardaki risk algısının artmasına neden oldu. Bu gelişmelerin ardından yatırımcıların dikkati Fed Başkanı Kevin Warsh'un yarın Jackson Hole toplantısında yapacağı açıklamalara yöneldi.
Diğer taraftan, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarının büyüklüğünü artırma kararının sürdürülebilirliğine yönelik endişeler de yatırımcıların temkinli hareket etmesinde etkili oluyor.