Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hitaben kaleme aldığı mektupta, Azerbaycan'daki eğitim kurumlarında uygulandığını belirttiği başörtüsü yasağına tepki gösterdi. Karabağ Zaferi'nin Türkiye ve Azerbaycan için ortak bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Arıkan, “Şehitlerimizin emanetlerinin hicablı olduklarına göre mekteplere bırakılmaması, şüphesiz ki, vicdanları yaralayacak ve o büyük zaferin ruhuna kölge salacaktır” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e gönderdiği Azerbaycan Türkçesiyle kaleme alınmış mektupta, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına dikkat çekerek eğitim kurumlarında uygulandığını ifade ettiği başörtüsü yasağının kaldırılması çağrısında bulundu.
Mektubuna “Tek millet, iki devlet” anlayışını hatırlatarak başlayan Arıkan, Karabağ'da elde edilen zaferin yalnızca Azerbaycan'ın değil, Türkiye'nin de gurur kaynağı olduğunu belirtti. Arıkan, Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle anarken, gazilere de teşekkürlerini iletti.
“Karabağ Zaferi'nin ruhuna gölge düşürülmemeli”
Azerbaycan'daki eğitim kurumlarında başörtüsü yasağı uygulandığı yönündeki gelişmelerden derin üzüntü duyduklarını ifade eden Arıkan, özellikle Karabağ mücadelesinde hayatını kaybedenlerin ailelerine dikkat çekti.
Şehit annelerinin, eşlerinin ve çocuklarının inançları nedeniyle eğitim hayatında engellerle karşılaşmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Arıkan, bu tür uygulamaların toplumun vicdanında derin yaralar açacağını belirtti.
Arıkan, mektubunda Karabağ'da destan yazan kahramanların geride bıraktığı en değerli emanetlerin çocukları olduğunu hatırlatarak, bu çocukların başörtüsü nedeniyle eğitimden mahrum bırakılmasının zaferin manevi anlamıyla bağdaşmayacağını ifade etti.
“28 Şubat'ın acılarını çok iyi biliyoruz”
Mektubun dikkat çeken bölümlerinden biri de Türkiye'nin 28 Şubat sürecine yapılan gönderme oldu.
Arıkan, Türkiye'de geçmişte başörtülü öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı dönemi hatırlatarak, dini inançlar üzerinden uygulanan yasakların toplumsal barışa zarar verdiğini belirtti.
28 Şubat döneminde yaşanan mağduriyetlerin Türkiye'de derin izler bıraktığına dikkat çeken Arıkan, devlet eliyle inanç özgürlüğüne getirilen sınırlamaların toplumda ayrışmayı artırdığını ve ülkenin enerjisini tükettiğini ifade etti.
Arıkan, tarihsel tecrübelerin bu tür yasakların hiçbir ülkeye fayda sağlamadığını, aksine toplumsal huzuru zedelediğini gösterdiğini savundu.
“Kardeşliğimizi zedeleyecek uygulamalardan vazgeçilmeli”
Mektubunda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihsel ve kültürel bağların önemine de değinen Arıkan, iki ülkenin geçmişte yaşadığı ortak acılara işaret etti.
Siyonizm ve emperyalizmin bölgeyi etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden ayrıştırmaya yönelik girişimlerde bulunduğunu savunan Arıkan, Türkiye ve Azerbaycan'ın bu tür ayrıştırıcı politikalara karşı birlik içerisinde hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Azerbaycan'ın bilim, teknoloji, ahlak ve özgürlükler alanında gelişmesini arzu ettiklerini dile getiren Arıkan, ülkenin geleceğinin toplumsal birlik ve inanç özgürlüğüyle güçleneceğini ifade etti.
Aliyev'e yasağın kaldırılması çağrısı
Mektubunun sonunda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e doğrudan seslenen Arıkan, başörtüsüne yönelik uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesini istedi.
Şehit ailelerinin ve Azerbaycan halkının çocuklarının başlarını eğmelerine neden olacak uygulamaların sona erdirilmesinin en büyük arzuları olduğunu belirten Arıkan, kardeş Azerbaycan halkına sevgi ve selamlarını ileterek mektubunu tamamladı.
Arıkan'ın mektubu, Karabağ Zaferi'nin ardından Azerbaycan'da inanç özgürlüğü, eğitim hakkı ve toplumsal birlik konularını yeniden gündeme taşıyan bir çağrı niteliği taşıyor.