Osmanlı döneminden miras kalan renkler, arşivlerde yer alan eski reçeteler kullanılarak yeniden hayat buluyor. Tezhip sanatçısı Hülya Dönmez ve ailesi, butik atölyelerinde geleneksel yöntemlerle hazırladıkları boyalarla geçmişten günümüze uzanan renkleri yaşatıyor.
Atölyede her biri elle hazırlanan boyalar, Osmanlı arşivlerinde bulunan eski reçetelere uygun şekilde üretiliyor. Aile, yürüttüğü çalışmalar sonucunda 142 farklı rengi yeniden ortaya çıkarıyor.
Geleneksel Renkler Dünyanın Farklı Ülkelerine Ulaşıyor
Atölyede üretilen özel renkler yalnızca Türkiye’deki sanatçılarla buluşmuyor. Boyalar Amerika’dan Dubai’ye, Avrupa’dan Kanada’ya kadar dünyanın farklı bölgelerindeki sanatçılara da ulaşıyor.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan Hülya Dönmez, sanatla iç içe yaşamını sürdürüyor. Asıl çalışma alanı tezhip olan Dönmez’in ailesiyle birlikte geleneksel reçeteler kullanarak sulu boya üretmeye başlamasının temelinde ise akademik bir çalışma bulunuyor.
Çalışmalar Osmanlı Arşivlerinde Başladı
Dönmez, Osmanlı arşivlerinde yaptıkları araştırmalarda eserlerin niteliklerine kadar çeşitli bilgilerin yer aldığı belgeler üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Bu belgelerden yararlanarak bir makale hazırladıklarını anlatan Dönmez, söz konusu çalışmanın Türkiye’de taş sulu boyalar konusunda hazırlanan ilk araştırma olduğunu ifade etti.
Akademik araştırmayla başlayan süreç, bugün Osmanlı’dan miras kalan reçeteler doğrultusunda 142 farklı rengin geleneksel yöntemlerle üretilmesiyle devam ediyor.