DOLAR 48,08EURO 56,09STERLİN 65,66GRAM ALTIN 7.157,95BIST 14.501,50BTC 80.819
Konya Açık · 19,1°C
Şerife Bozoğlan Eker

Şerife Bozoğlan Eker

Meslek: Şair - Yazar - Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazılarını Gör

Ahir Zamanda İnsan Kalanlar Kazanacak

Xin

İnsan olmak doğuştan gelir; fakat insan kalabilmek, ömür boyu verilen bir imtihandır.

Belki de yaşadığımız çağın en ağır sınavı budur. Çünkü artık kötülük yalnızca kapıyı çalmıyor; ekranlardan evlerimize, sözlerden kalplerimize kadar giriyor. Samimiyetin yerine gösteriş, vefanın yerine çıkar, merhametin yerine kayıtsızlık konuluyor. İnsan, her gün biraz daha kendisine yabancılaşma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Bugün birçok davranışın bahanesi hazır.

“Travmalarım var.”

“Hayat beni böyle yaptı.”

“Kimse iyi değil ki.”

Oysa yaşadığımız acılar, merhametsiz olmayı meşrulaştırmaz. Yaralarımız olabilir; fakat başkalarını yaralamak bir kader değil, bir tercihtir. Kırılmış olmak, kırmayı haklı çıkarmaz. İnsanı değerli kılan, başına gelenler değil; başına gelenlere rağmen neyi tercih ettiğidir.

Asıl mesele de burada başlıyor.

Ahir zamanda sadık kalabilmek…

Herkesin menfaat peşinde koştuğu bir çağda emanete sahip çıkabilmek…

Yalanın alkış aldığı bir düzende doğruluktan ayrılmamak…

Kimsenin görmediği yerde de aynı insan olabilmek…

İşte bunlar sessiz ama büyük kahramanlıklardır.

Çünkü insanı değiştiren çoğu zaman büyük felaketler değil, küçük tavizlerdir. “Bir kereden ne olur?” diye başlayan her ödün, zamanla karakterden kopan bir parçaya dönüşebilir. Sonunda insan, aynaya baktığında yüzünü görür; fakat kendisini bulamaz.

Bugün belki de en büyük cesaret, herkes gibi olmamayı başarabilmektir.

Kalabalığın alkışını değil, vicdanın huzurunu seçebilmektir.

İnandığı gibi yaşamaya çalışmaktır; yaşadığına inanır gibi görünmek değil.

Çünkü insanın gerçek kimliği, insanların önünde değil; yalnız kaldığında ortaya çıkar. Hiç kimsenin görmediği bir anda bile doğruluğu seçebiliyorsa, işte o zaman karakter konuşuyordur.

Yüzünü Allah’a dönmek elbette kıymetlidir. Fakat bundan daha önemlisi, yüreğini de O’na çevirebilmektir. Dilin söylediğini kalbin tasdik etmesi, inancın davranışa dönüşmesi, insanı ayakta tutan asıl kuvvettir. İnanç yalnızca sözde kaldığında şekle dönüşür; hayata yansıdığında ise ahlâka.

Belki de kıyamete yaklaşan zamanların en büyük ibadeti; öfkenin arttığı yerde merhameti korumak, ihanetin çoğaldığı yerde sadakati terk etmemek, kirlenen dünyada vicdanını temiz tutabilmektir.

Bu zamanda en büyük başarı; zengin olmak, güçlü olmak ya da meşhur olmak değildir. Asıl başarı, bütün sebepler seni değiştirmeye çalışırken Allah’ın razı olacağı bir insan olarak kalabilmektir. Belki de Allah, bu çağda bize “Ne kazandın?” diye değil; “Bunca fitnenin içinde kendini ne kadar korudun?” diye soracaktır. Çünkü kıyamete yakın zamanlarda en büyük kahramanlık, dünyayı değiştirmek değil; dünyanın seni değiştirmesine izin vermemektir.