Konya’nın son yıllarda hayata geçirdiği en güzel
sosyal projelerden biri hiç şüphesiz Kafemlerdir. Uygun fiyatları, tütünsüz
ortamı ve her kesime hitap eden yapısıyla öğrenciden emekliye, ailelerden çalışanlara
kadar binlerce insanın buluşma noktası hâline geldi. Şehrin karmaşasından
uzaklaşıp bir çay eşliğinde nefes almak, bilgisayarını açıp
çalışmak, dersini yapmak ya da dostuyla sohbet etmek isteyenler için Kafemler önemli
bir ihtiyacı karşılıyor. Böylesine değerli bir hizmetin korunması ve geliştirilmesi
ise artık hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ne var ki bugün özellikle şehir merkezindeki Kafemlerde
farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Kapıdan içeri giren insanların ilk aradığı
şey artık menü değil, boş bir masa oluyor. Özellikle
Zafer’deki Kafem yoğunluğu kaldırmakta
zorlanıyor. Yaz aylarında Alaaddin’de açılan sezonluk hizmet bir nebze
rahatlatıyor, ancak sezon bitince yük yine birkaç şubenin üzerine kalıyor.
Gedavet, Kültürpark ve benzeri noktalarda da benzer manzaralar yaşanıyor. İçeri
giren birçok kişi yer bulamayınca arkasına bile bakmadan çıkıp gidiyor.
İşin ilginç tarafı ise şu: Kafemler dolu görünüyor ama aslında
masaların önemli bir bölümü verimli kullanılmıyor. Bir bardak çay ya da bir şişe
suyla saatlerce aynı masayı işgal edenler oluyor. O masa belki onlarca insana
hizmet verebilecekken gün boyu aynı kişiler tarafından kullanılıyor. O sırada
ayakta bekleyen öğrenciler, ailesiyle oturacak yer arayanlar, şehir dışından
gelen misafirler ya da kısa süreliğine dinlenmek isteyen insanlar eli boş dönüyor.
Ortak kullanım alanlarının ruhuna en çok
zarar veren şey de işte bu anlayıştır.
Bir başka mesele ise hizmet şeklidir. Self servis uygulamasının
amacı müşterinin siparişini kendisinin almasıdır. Buna kimsenin itirazı yok.
Ancak masaları temizleyen, boş bardakları ve tepsileri toplayan görevliler
zaten varsa, yoğun saatlerde siparişlerin masaya ulaştırılması neden düşünülmesin?
Böyle bir uygulama hem hizmet kalitesini artırır hem de insanların ikinci, üçüncü
siparişi vermesini kolaylaştırır. Bunun yanında yeni personel istihdamına da
katkı sağlar. Hizmet arttıkça memnuniyet artar, memnuniyet arttıkça işletme de
kazanır.
Belki de artık şehir merkezinde yeni Kafemlerin planlanmasının
zamanı gelmiştir. Zafer gibi yoğun bölgelerde tek bir şubenin bu yükü taşıması kolay
görünmüyor. Artan nüfus, öğrenci sayısı ve sosyal hareketlilik dikkate alındığında
kapasitenin yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
Ancak bütün sorumluluğu belediyeye yüklemek de haksızlık
olur. Bu mekânlar hepimizin ortak evidir. Bir masayı gereğinden fazla meşgul
etmemek, çevreyi rahatsız etmemek, yüksek sesle konuşmamak, temiz kullanmak ve
başkalarının da bu hizmetten yararlanma hakkını düşünmek en az yapılan yatırım
kadar önemlidir. Çünkü bir şehrin kalitesini sadece belediyelerin yaptığı hizmetler
değil, vatandaşın o hizmete gösterdiği
saygı belirler.
Kafemler bugüne kadar Konya’ya çok şey kazandırdı. Şimdi yapılması
gereken, bu güzel projeyi ihtiyaçlara göre yeniden değerlendirmek, eksiklerini
cesaretle konuşmak ve çözümleri birlikte üretmektir. Çünkü mesele yalnızca bir
masa bulabilmek değildir. Mesele, ortak yaşam kültürünü yaşatabilmektir. Eğer
bunu başarabilirsek, Kafemler sadece çay içilen
yerler değil; nezaketin, paylaşmanın ve şehir kültürünün en güzel örneklerinden biri olmaya devam edecektir.