Bozok
Yaylası’nın incisi Çandır… Bir ilçeden daha fazlası; geçmişin, kültürün, hatıraların ve insan sıcaklığının aynı potada buluştuğu bir
memleket. Çandır’a giden bir yolcu yalnızca bir coğrafyaya varmaz; çocukluğuna,
anılarına, yarım kalmış hikayelerine, köklerine, eski dostluklarına ve
unutulmaya yüz tutmuş hatıralarına da
ulaşır.
9
Ağustos 2026’da Kel Dağ Mesire Alanı’nda
kurulacak sofralarda belki türküler söylenecek, belki çocuklar koşacak, yaşlılar
eski günleri anlatacak, gençler yeni dostluklar kuracak. Kimi gülecek, kimi
duygulanacak. Kimi yıllardır görmediği bir yüzü görünce gözleri
dolacak.
İşte
bu yüzden Çandır’ın gelenekselleşen Sıla-i Rahim Buluşması, takvimde sıradan
bir gün değil, gönüllerde karşılığı olan özel bir kavuşmadır.
Hayatın
telaşı içinde birbirinden uzak düşen akrabalar, dostlar, komşular yeniden aynı sofranın etrafında buluşuyor. Yıllardır görülmeyen yüzler
yeniden görülüyor, eller sıkılıyor, gönüller kucaklaşıyor. Kimi eski günleri
anlatırken gülümsüyor, kimi bir mezarın başında sessizce geçmişi yâd ediyor.
Sevinçler paylaşıldıkça çoğalıyor, acılar paylaşıldıkça hafifliyor. Hüzünler
yerini sevince bırakıyor. Özlemler vuslata erişiyor.
Peygamber
Efendimiz’e (s.a.v.) nispet edilen “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.” sözü de bu hakikati güçlü biçimde hatırlatır. Birlik, yalnızca
aynı yerde bulunmak değildir. Aynı duyguda buluşabilmek, birbirinin farklılığına
rağmen birbirine gönül kapısını kapatmamak, kırgınlıkların üzerine sevginin köprüsünü
kurabilmektir.
Belki
de çağımızın en büyük ihtiyacı tam da bu: Birbirimizi yeniden hatırlamak,
hatırlanmak.
Teknoloji
insanları birbirine yakınlaştırdı ama gönüller arasındaki mesafeleri her zaman
azaltamadı. Birbirine yabancılaştırdı. Aynı sofrada oturup birbirine uzak kalan
insanların çoğaldığı bir dönemde, sıla-i rahim insana “Sen
yalnız değilsin. Biz senin yanındayız” diyebilmektir.
Çandır’ın
yufkası, bulguru, turşusu, türküsü ve gilaborusu ise bu buluşmanın ayrı bir güzelliği…
Çünkü
kültür yalnızca kitaplarda korunmaz; sofralarda, türkülerde, düğünlerde,
bayramlarda ve büyüklerin anlattığı hatıralarda yaşar.
Çocuklarımız, geçmişimizi bizden dinlediği kadar bizim yaşayışımızdan da öğrenir.
Bu
buluşmanın bir başka güzelliği ise farklılıklarımızı geride bırakıp
aynı sofrada buluşabilmemizdir. Dindarıyla seküleriyle, sağcısıyla solcusuyla,
genciyle yaşlısıyla herkes aynı gökyüzünün altında, aynı memleket
duygusunda birleşiyor.
Çünkü
aynı düşünmek zorunda değiliz; birbirimizi sevmek, saymak ve hatırlamak için
insan olmamız yeter.Belki de Çandır’ın Sıla-i Rahim Buluşması’nın en güzel tarafı budur:
İnsanları birbirine benzetmeye çalışmadan birbirine yaklaştırmak…
Bu
güzel organizasyonda emeği bulunan Çandır Belediye Başkanımıza, belediye ekibine,
esnafımıza, halkımıza, ikramlarıyla katkı sunan hemşehrilerimize ve uzaklardan
türlü zahmetlerle memleket yolunu tutan herkese gönülden teşekkür
etmek gerekir.
Çünkü
bazı yollar kilometreyle ölçülmez. Bazı yollar insanın gönlünden memleketine gider.
Ve
Çandır bize bir kez daha şunu hatırlatır:
İnsan insana iyi gelir; sıla gönle, muhabbete hayata iyi gelir.
Çandır’da yollar memlekete, gönüller
birbirine çıkar.
Çandır’dan ayrılırken insanın valizine yalnızca
memleketin kokusu değil, bir sonraki kavuşmanın özlemi de sığar.